Haberler

MATEMATİK KORKUSU
 
Ersen Hoca

Ülkemizde öğrencilik döneminde en sevilmeyen ders olarak akıllara kazınmış olan matematik neden böyle bir kötü şöhrete sahiptir? Öncelikle asıl sebep matematiği sevmemektir. Öğretmenlerin matematik dersini sevdirememesi bir matematik korkusuna yol açmaktadır. Aslen korkularımızın üstüne gitmeyi seven bir toplumuz. Hayatımızda evde yalnızken mutfaktan ses duyduğumuzda nasıl ki korkaksak bile oraya gidiyorsak, matematiğin üstüne de o şekilde gitmeliyiz. Diğer bir sebep ise matematik dilinin ağır ve anlaşılmaz olarak görülmesidir. Matematik bir piramide benzer. Her alanı birbiriyle ilişkili geniş bir daldır. Konular temelden yukarıya doğru birbirini destekler. Eğer temeli zayıf atılmışsa matematiğin jargonu ve dili bize ağır gelebilir. Matematikte başarı için öğrencilerin isteği kadar, öğretmenlerin de özverisi önemlidir. Öğrenci ve öğretmen arasında diyaloğun yetersizliği ve kopukluğu matematiği sevmemeyi sağlayan faktörlerden biridir. Bu konu üzerinde bir çok anket yapılmakta ve öğrencilerin bir çoğu da matematiğin günlük hayatta nerelerde kullanılacağını bilmediği söylemektedir. Matematik sevgisi aşılamak ve matematik korkusunun yenilmesi okul öncesi eğitimden itibaren üzerinde durulması gereken bir konudur.


NASIL DERS ÇALIŞILIR?
 
Ersen Hoca

1. 5 saat aralıksız ders çalışmak yerine her 45 dk.da bir 10 dk. ara vererek çalışmak daha faydalıdır. Bu aralıkta beden gevşer ve zihin öğrendiklerini sağlamlaştırır. 45 dk. ders çalıştıktan sonra tekrarlanan bilgi uzun vadeli belleğe yerleşir.
2.Okul çıkısından sonra 1-1,5 saat okul giysilerini çıkarıp yerleştirme, el yüz yıkama, yemek ve dinlenme için ayrılmalı
3.En kısa zamanda ders başına geçip o gün işlenen konuların genel tekrarı 15 dk. bile olsa muhakkak yapılmalı 
4.10 dk. ders arası verilmeli 
5.Ertesi günkü derslere hazırlık şeklinde çalışmaların ve ödevlerin yapılması 
6.Problem çözümüne ulaşıncaya kadar ara verilmemeli 
7.Konuyu çalışmaya başlamadan önce konunun alt başlıklarını sırası ile okuyup aralarında bağlantı kurmaya çalışın. 
8.Küçük kartlara önemli notları, ezberi zor olan bilgileri, formülleri yazıp yanınızda taşıyın, otobüste, durakta, yolculuklarda fırsat buldukça tekrar edin. 
9.Gece yatmadan önce gün içinde öğrenilenleri 10 dk. tekrarlayın, sabah kalkınca aynı bilgileri bir kez daha gözden geçirin. Böylece bilgileriniz tam öğrenilmiş olur.
10.Bu bilgilerden sonra ders programı çıkarmakta zorlanıyorsanız sınıf öğretmeninize ve rehberlik servisine başvurabilirsiniz.



ETKİN DİNLEME NASIL OLMALI?
 
Ersen Hoca

1) Kulaklarınızı eğitin. Zihin ve kulaklarınız gerekli olan seslere yoğunlaştırılmalıdır. 

2) Bir şeyi dinlemek zorunda kaldığınızda sıkıcı gelse dahi hemen onu bir kenara atmayın. "Bundan nasıl yararlanabilirim?" sorusunu sorun hiç ummadığınız bir yerde işinize yarayabilir.

3) Daha uzun dinlemeye çalısın. 

4) İyimserlikle dinleyin. Eğer bundan yararlanacağınıza umutla inançla, zihninizi kurarak dinlerseniz, büyük ölçüde bu konuşmadan yararlanabilirsiniz.

5) Açık fikirli ve ön yargısız olun. 

6) Aynı fikirde olmasanız bile işittiğiniz fikirlerin aynı sizinkiler gibi birer görüş olduğunu unutmayın. 

7) Dinlerken öğretmenin anlatış tarzını değil anlattıklarını dinleyin, anlatım tarzındaki eksikliklere takılmayın. 

8) Dikkat dağıtan şeylerle ilgilenmeyin. Olumlu şeylere dikkatinizi yoğunlaştırın.

9) Dinleyeceğiniz konu veya dersle ilgili ön hazırlık yapın. Böylece anlatılan konuya aşina olacağınızdan konuyu daha kolay anlayabilirsiniz. Detayları kaçırmazsınız. 

10) Dinlerken not tutmak dikkatinizin dağılmasını önler.



ÖSYM NASIL ÇALIŞIR?
 
Ersen Hoca

Sorular ‘Sırlar Cihazı’ndan

SORULAR, yazılı olarak, özel saklama kutularında geliyor. Mühürler iki kişi tarafından açılıyor ve sorular çıkarılıyor. Her alanda yer alacak soru adedi belirleniyor ve ÖSYM Başkanı Ali Demir, yüzlerce soru arasından rastgele rakamlar söylüyor. Çıkan sorular uzmanlar tarafından okunuyor. Zorluk düzeyi, anlatım dili ve diğer sorulara göre çeşitliliği tartışılıyor. Sıra belirlenen soruların, elektronik soru bankasından çıkarılmasına geliyor. Başkan Demir ‘Sır Cihazı’nı bilgisayara bağlıyor ve ekipten gizli şifresini girerek açıyor. Uzmanlar, kendi alanlarıyla ilgili belirlenmiş soruları iki kişinin gözetimi altında cihazdan alarak sisteme yüklüyor. Sorular alındıktan sonra, Başkan Demir, cihazı bilgisayardan ayırıyor ve kapatarak çelik kasaya koyuyor.

Örnek kitapçıklar basılıyor

ÖRNEK kitapçıklar basılıyor-Seçilen sorulardan örnek 100 kitapçık basılıyor ve uzmanlar tüm soruları tek tek okuyarak anlatım veya imla bozukluğu olmamasını garanti altına alıyor. Düzeltmeler yapıldıktan sonra kitapçıklar tekrar kontrol edilirken saat sabaha karşı 03:00’ü buluyor. Uzmanlar ertesi sabah soruları, kitapçıkları basacak olan basımevine ait özel bir sisteme yüklüyor.

Soruların kontrolü 3 gün sürdü

SİSTEM, üzerinde her aday için soruları aynı fakat dizilişi ve cevap şıkları farklı bulunan soru kitapçığı basmaya imkan veriyor. Basılan ilk 100 kitapçık ÖSYM sınav koordinatörünün başkanlığında yeniden kontrol ediliyor, bu sürede baskı duruyor. Bu kontrol süresi bizim tanık olduğumuz sınavda 3 gün sürdü. YGS, LYS ve KPSS gibi milyonlarca kişinin girdiği büyük sınavlarda 26 güne kadar çıkabiliyor. ÖSYM uzmanları imzalı ‘olur’ verdikten sonra basım devam ediyor. Basım sırasında her saat başı makinelerden numuneler alınarak kontrol ediliyor. Basılan kitapçıklar özel paketleme sistemi ile sınav salonlarına gidecek şekilde paketlenip, anahtarı sadece bir kere kullanıma müsait bir kilit ile kilitlenmiş özel kutulara konularak mühürleniyor ve kasalara kilitleniyor. Sınav günü açılan bu kutuların geri gelirken yine tek kullanımlık anahtar ile kilitlenmesi için kutulara kilit konuyor. Her kilidin bir numarası var. Hangi binaya hangi kutunun gönderildiği bu numaralar ile takip ediliyor.

GPS’li kamyonlarla taşınıyor

SINAVDAN bir gün önce mühürlü soru kutuları, mühürlü kasaları bulunan ve GPS cihazıyla izlenen kamyonlara yüklenerek salonlara gönderiliyor. Yükleme işlemi ÖSYM uzmanları, matbaa sorumluları ve polis gözetiminde yapılıyor. Kutuların etiket numaraları tek tek kontrol edilerek yüklendikten sonra kamyonun kapakları özel bir mühürle kilitleniyor. Sınav evrakı teslim tutanağı ile sınav merkezlerine gönderiliyor.

Spor ve eğlence sınavdan sonra

SINAVDAN bir gün önce soru kitapçıklarının gönderilmesiyle herkes rahat bir nefes aldı. Şimdi spor ve eğlence zamanıydı. ‘Kapalı dönem’ bizim için 5,5 gündü. Ancak üniversite sınavlarında uzmanlar 26 gün burada kalıyordu. Bu nedenle ekibin sosyal ihtiyaçları da düşünülmüştü. Kapalı bölümde futbol, basketbol oynanabilecek bir spor salonu, tenis ve bilardo masaları ile sinema salonu var. Yüksekteki pencereler içeriden yaklaşık 10 metre mesafeden ağla, dışarıdan da tel örgüyle kapatılmıştı. Binaya ‘kontrolsüz’ giren tek şey, bu pencerelerden gelen temiz hava... Bu sahalara da ancak soru kitapçıkları basılıp gönderildikten sonra ve yine parmak iziyle girilebiliyor.

Pazar: Yaşasın özgürlük

SPOR ve eğlencenin aile ve çocuk özlemini bastıramadığına son iki gün tanık oldum. Ekibin bir kısmı zamanın hızlı geçmesi için kendini spor ve oyuna verirken, bir kısmı da eşyasını topladı. Pazar günü 11:30’da çıkış haberi bir tür ‘af müjdesi’ gibi sevinç yarattı.

5,5 günün özeti ‘GÜVENLİK’

GEÇTİĞİMİZ yıllarda her sınavdan sonra ortaya çıkan tartışmalar ÖSYM’yi öfkelendirmek veya kabuğuna çekilmek yerine ‘kendini yenilemeye’ yöneltmiş. ‘Sınav skandalı’ iddialarına tek tek cevap veren ÖSYM başkanı “güvenlik” konusundaki iddialı sözlerinin doğruluğuna, Emniyet personeli sınavında tanık oldum. 5,5 gün kaldığımız matbaa binası, dış kapısından girişine, çalışma alanlarından spor salonuna kadar görünür-görünmez unsurlarla sağlanan bir güvenlik duvarıyla korunuyor. Ne dışarıdan içeriye bir şey girmesi, ne de çıkması söz konusu. Dışarıdan kontrolsüz giren tek şey, spor salonunun ağ ve demir kafesle korunan penceresinden gelen temiz hava. O havayı bile ÖSYM kontrolörlerinin gözetiminde soluduk.

SORULARI hazırlayan ekibin disiplini, heyecanı ve konularına hakimiyetini de bir başka -belki de en önemli- unsur olarak kayda geçirmeliyim. Bütün uzmanlar, insanların geleceklerini belirleyecek en kritik sınav için çalıştığının, en küçük bir zaafın bir insanın hayatını etkileyeceğinin bilincindeydi.

ÖSYM’NİN sınavlarının hazırlandığı basımevinde 5,5 gün dış dünyadan uzak kalmak yorucu ve farklı bir deneyimdi. Ancak sınav güvenliğini yerinde görmek de bir o kadar sevindirici oldu.

Tesadüf Yöntemiyle Seçiliyor

Yüzlerce sorunun bulunduğu mühürlü kasalar iki kişi eşliğinde açıldı, sorular okundu ve her alandaki soru sayısı belirlendi.

ÖSYM Başkanı rastgele sıra numaraları söylemesiyle sorular seçildi; zorluk düzeyine göre sıralandı.

Başkan Demir, soruların elektronik ortamda tutulduğu ‘Sırlar Cihazı’nı bilgisayara bağladı ve belirlenen sorular sisteme aktarıldı.

Sorular seçim ve baskı aşamalarında ikişer kez kontrol edildi. Bu sınavda 3 gün süren kontrol YGS ve KPSS’de 26 gün sürüyor.

Soru kitapçıkları ‘tek kullanımlık’ anahtarla açılabilen mühürlü kasalara konuldu. Soruları taşıyan kamyonlar GPS cihazıyla izleniyor.


TEST NASIL ÇÖZÜLÜR?
 
Ersen Hoca

1. Bir konuyla ilgili soruları çözmeden önce o konuyu iyi öğrenmelisiniz. Soru çözerek de öğrenip öğrenmediğinizi kontrol etmiş olursunuz.

2. Amaç YGS ve LYS’de başarılı olmak ise YGS ve LYS niteliğine uygun sorular çözmelisiniz.

3. Soruları kendinize zaman tanıyarak çözün. Çünkü gerçek sınav sadece bilginizi değil bilgi kullanma hızınızı da ölçmektedir. Bu yüzden her soru için yaklaşık 1 dakika süre tanınmaktadır.

4. Her sorunun size sınavda sorulabileceğini düşünerek yanıtlamaya çalışın. Çözemediğiniz veya yanlış çözdüğünüz sorunun mutlaka doğru çözümünü öğrenin.

5. Soruyu çok fazla okuyarak zihninizi karıştırmayın.

6. Soruyu çözmenizi sağlayacak soru metninde yer alan önemli kelimelerin altını çizin.

7. Her gün belirli miktarda soru çözmeye çalışın. Soru çözmek sizde bir alışkanlık olsun.

8. Soru kökünü ve soru paragrafını anlamadan şıkları okumaya başlamayın. Önce size verilenleri ve sizden istenenleri iyi belirleyin. Bu sizin cevabı daha kısa sürede ve daha doğru bir şekilde bulmanızı sağlayacaktır.

9. Bütün şıkları okumadan doğru olduğuna inandığınız şıkkı işaretlemeyin. Çünkü bazı sorular sizden en doğru cevabı bulmanızı ister.

10. İki cevap da birbirine benziyorsa, cevap, büyük ihtimalle ikisi de değildir. İki şık birbirinin zıttıysa, bunlardan biri doğrudur.

11. Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça, ilk tahminde bulunduğunuz cevabınızı değiştirmeyin.

12. Doğru çözdüğünüzden emin olmadığınız soru ve sorular varsa o soruya hemen değil de birkaç tane soru çözdükten sonra bakın.

13. Yanlış çözdüğünüz sorulardan ötürü ümidinizi kaybedip karamsarlığa düşmeyin. Çünkü her yanlış çözdüğünüz soru şayet doğru çözümünü öğrenirseniz sizin için bir kazançtır.

14. Çözemediğiniz soruları düşünerek stres yapmayın. Her öğrencinin çözemeyeceği sorular mutlaka çıkar.

15. Uzun paragraftan oluşan soruları “uzun soru zordur” yargısında bulunarak o soruyu okumadan geçmeyin. Paragraf sorularının en önemli özelliği cevabının paragrafın içinde gizli olmasıdır.

16. Paragraf sorularında önce soru kökünü okursanız paragrafı daha kolay ve kısa sürede anlarsınız. Bu ise soruyu daha çabuk çözeceğiniz anlamına gelir.

17. Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna inandığınız şıkları hemen eleyin. Kalan şıklar üzerine düşünün.

18. Sayısal sorularda işlemleri mutlaka kaleminizi kullanarak yapın.






 

Developed by Uzay Ordu @ All Rights Reserved by Matematik Böyle Fullenir